NASIL OLUYOR DA PİLİÇ ETİNDE ANTİBİYOTİK VAR DİYORLAR ?

Kanatlı eti yetiştiriciliğinde antibiyotiklerin büyüme ve gelişme faktörü olarak kullanımı Avrupa Birliği (AB)’nde olduğu gibi ülkemizde de Ocak 2006 tarihinden itibaren tamamen yasaklanmıştır. Bu tarihten beri antibiyotikler sadece tedavi amaçlı olarak kullanılmaktadır.

Antibiyotiklerin tedavi amaçlı kullanımlarında önemli olan uluslararası maksimum kalıntı limiti ve arınma süreleridir. Bu süreler antibiyotiklerin çeşidine, kullanım şekline ve dozuna göre değişebildiği gibi yenilebilir dokulardaki atılım süresine göre de değişebilmektedir. Bu amaçla resmi otoriteler tarafından da kontrol ve denetimler sürekli yapılmaktadır.

Kullanılan antibiyotikler, Piliçler için ruhsatlıdırlar ve nasıl kullanılacağını içeren prospektüsleri vardır. Bunların ruhsatları da Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından verilir.

Kullanılan antibiyotikler, prospektüslerine uygun olarak kullanılır ve bunun takibi teknik personel tarafından yapılır. Verilen ilaçlar için irsaliye, veteriner hekim reçetesi ve reçete uygulama formu doldurulur.

Piliçler, antibiyotik verildikten sonra antibiyotiğin vücuttan arınma süresi boyunca kesilmez ve dolayısıyla etleri tüketime sunulmaz.

Dünyada Antibiyotik Kullanımı Aynı Şekilde midir?

Avrupa Birliği’nde Piliç üretiminde antibiyotik kullanımı, ülkemizdeki uygulamalarla aynıdır. Zira benzer yasalar uygulanmaktadır. Gelişmiş pek çok ülkede de benzer uygulama vardır. Amerika Birleşik Devletleri gibi bazı ülkelerde ise bu konuda tartışmalar devam etmekle birlikte, büyütme faktörü olarak bazı antibiyotiklerin kullanımı hala serbesttir.

Piliç Etinden Antibiyotik Ne kadar Sürede Atılıyor?

Antibiyotik ve benzeri ilaçların kullanımları yasal prosedürlere göre belirlenmektedir. Yasal prosedür içerisinde ilacın organizmadan atılma ve arınma sürelerini içeren bilgiler prospektüslerinde yer almaktadır. Gıdalardaki arınma süreleri ve kalıntı limitleri ise Uluslararası Kodeks Alimentarius Komisyonu tarafından oluşturulmaktadır. Komisyon gıda standartlarının hazırlanması için Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Teşkilatı/FAO ve Dünya Sağlık Örgütü/WHO tarafından 1960’lı yıllarda kurulmuştur. Ülkemizde de mevcut olan hayvansal gıdalardaki kalıntı ve arınma süreleriyle ilgili uygulamalar “Hayvansal Kökenli Gıdalarda Veteriner İlaçları Kalıntı Limitleri Tebliği”nde belirlenmiştir. Bu tebliğ, Uluslararası Kodeks Alimentarius Komisyonu’nun alt komisyonu tarafından oluşturulan maksimum kalıntı limitleri (MRL) ve arınma süreleri dikkate alınarak hazırlanmıştır.

Etiket dışı kullanım olarak tabir edilen ve uluslararası yasal limit düzeyi bulunmayan tedavi amaçlı ilaç kullanımlarında sorumluluk ve yetki veteriner hekimlere verilmiş ve bunlarla ilgili arınma süreleri veteriner hekimlerin öneri ve kontrolüne bırakılmıştır.

Hayvanlara Verilen Antibiyotikler Nasıl Oluyor da Piliç Etinde Görülmüyor?

Tedavi amacı ile kullanılan antibiyotiklerin hayvan vücudundan atılma süreleri vardır. Konuyla ilgili olarak bu arınma süreleri belirleyicidir. Arınma süreleri yasalarla belirlenmiştir. Bu sürenin anlamı, verilen antibiyotiklerin belirli bir süre sonra vücuttan atılacağı gerçeğidir. Verilen antibiyotikler, etken madde ve bileşimine giren diğer maddelere bağlı olarak belirli organ/dokularda yoğunlaşır ve daha sonra metabolize olarak vücuttan atılır. Atılma süresi ve yolu, bilimsel araştırmalarla belirlenmiştir.

Kanatlı Sektörü Gerçekten Gelişmiş Teknoloji mi Kullanıyor?

Her sektörün gelişmişlik düzeyi kendine özgüdür. Kanatlı sektörü Türkiye’de diğer hayvancılık sektörlerinden ileridedir denilebilir fakat tıbbın gelişmişlik düzeyi ile karşılaştırma yapılması yanlış olur.

Hastalık/tedavi açısından değil ama besleme/yemleme bakımından kanatlılarda uygulanan sistemlerin insanların beslenmesine göre çok daha ileri düzeyde olduğunu ise söyleyebiliriz.

Genetik ıslah sayesinde çok hızlı büyüme performansına sahip olan etlik piliçlerin bu genetik potansiyeli ortaya koyacak düzeyde en az 40 farklı besin maddesini yeterli ve dengeli alma zorunluluğu vardır. Bunun için tek bir yem değil, pek çok yem hammaddesinin karışımından oluşan karma yem kullanılmaktadır. Uzun yıllardır yapılan araştırmalar sayesinde etlik piliçlerin kuluçkadan çıkışı takip eden civciv döneminden kesim yaşına ulaşana kadarki 40-42 günlük yaşam periyodunda gereksinim duydukları besin maddeleri (en az 40 farklı besleyici madde) ve miktarları dönemsel-haftalık olarak belirlenmiştir. Bu gereksinmeleri karşılamak üzere özel bilgisayar yazılımları yardımıyla hazırlanan yem karışımlarının besin madde içeriği bakından eksiksiz ve dengeli olması sağlanırken, ekonomik olarak da ucuz olmasına özen gösterilmektedir. Bu hesaplamalar yapılırken hayvanın canlı ağırlığı, günlük fiziksel aktivitesi ve verim olarak potansiyel ağırlık artışı dikkate alınmaktadır. Bu şekilde bir hesaplama sistemi insanlarda yalnızca astronotların beslenmesinde kullanılmaktadır. Gündelik hayatımızda biz insanların besin madde ihtiyaçlarının hesaplanmasında yalnızca ham protein ve brüt enerji ihtiyacı dikkate alınmakta, amino asitler hiç dikkate alınmamakta, pek çok vitamin ve mineral göz ardı edilmekte, besin madde yetersizliğine bağlı pek çok rahatsızlık gündelik hayatın parçası haline gelmektedir. Piliççulukta, özellikle etlik piliç üretiminde bu tür besin madde yetersizliği ve dengesizliği asla kabul edilemez, çünkü üretim sürecinde yaşanan olumsuzluklar telafi edilemez.

Özetle beslenme ve besin madde gereksinmesinin karşılanması bakımından etlik piliçler, insanlar için yakın bir gelecekte uygulanması mümkün olmayan bilgi ve yöntemlere sahiptir. Bu nedenle kanatlı sektörü beslenme açısından insanların çok ilerisindedir.

Kalıntı İzleme Ne Demektir?

Kalıntı izlemede amaç; hayvan sağlığını korumak ve verimliliği arttırmak amaçlı olarak kullanımı söz konusu olabilen Veteriner Tıp Ürünlerinin (VTU) atım sürelerinin gözlemlendiğini, yasaklı maddelerin kullanılmadığını garanti etmek ve üretim zinciri sırasında (yem, su, vb.) yapıya girmesi muhtemel bulaşanlar ve bazı maddelerin varlığını izlemektir.

Bu çalışma, ilk olarak Avrupa Birliğinde her üye ülke için Ulusal Kalıntı İzleme Planı olarak başlatılmış, sonrasında AB ülkelerine ihracat yapan tüm ülkeler tarafından uygulanmaya konulmuştur. Kanatlı canlı hayvan ve etlerinde 1999 yılından itibaren kalıntı izleme programı yürütülmektedir.

Kalıntı İzleme Nasıl Yapılır, Mevzuat AB Ülkeleri ile Aynı mıdır?

Ülkemiz Kalıntı İzleme Planlarının uygulamasında, AB mevzuatı (96/23/EC ve 96/22/EC sayılı Konsey Direktifleri ile 98/179/EC sayılı Konsey Kararı) ile uyumlaştırılması tamamlanmış Türk mevzuatı olan “Canlı Hayvanlar ve Hayvansal Ürünlerde Belirli Maddeler İle Bunların Kalıntılarının İzlenmesi İçin Alınacak Önlemlere Dair Yönetmelik” esas alınmaktadır. Ulusal kalıntı izleme planları, bu yönetmelik ve yönetmeliğe bağlı “2012/9 sayılı Canlı Hayvan, Hayvansal Birincil Ürün ve Etlerde Kalıntı İzleme Genelgesi”nde belirtilen kurallara göre yürütülmektedir.

Anılan mevzuat, kalıntı kontrolünün uygulamasında uyulması gereken şartları belirler. Örnekleme sıklığı Yönetmelikte belirtilen kurallarla uyumlu olmalıdır. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı merkez teşkilatlarından biri olan Gıda Kontrol Genel Müdürlüğü kalıntı izleme planlarının oluşturulmasından ve uygulamaların üst gözetiminden sorumludur. Analizler bu Genel Müdürlük tarafından yetkilendirilmiş laboratuvarlar tarafından gerçekleştirilir. Yönetmelik uyarınca, gerekli görülen durumlarda Avrupa Komisyonu’nun veteriner uzmanları da sistemin çalışmasını gözlemleyebilir. Yetkili organlar, yapılan denetimlerin sonuçlarını göz önünde tutarak gerekli önlemleri almak ve Avrupa Komisyonu’nu bu önlemler hakkında bilgilendirmekle de mükelleftir.

Yönetmelik, çiftliklerin veteriner hekimlerinin görev ve sorumluluklarını da tanımlamıştır. Buna göre, veteriner hekimler; çiftlikte reçete ile verilen tıbbî ürünlerin veya uygulanan herhangi bir işlemin tarih ve özelliğini, söz konusu işleme tâbi tutulan hayvanların kimliğini ve verilen tıbbi ürünlerin hayvanın bünyesinden dışarı atım süresinin uygunluğunu kaydetmek zorundalar. Aynı şekilde yetiştirici de, veteriner tıbbî ürünlerinin reçetelerini ve atım süresinin takip edildiğini gösteren kayıtları 5 yıl boyunca muhafaza etmekle yükümlüdür.

Televizyonda bir programda uzman bir kişi Piliçlerda tümör olduğunu belirtti. Doğru mu?

Bazı doktorların kendi uzmanlık alanları dışına çıkarak hiç bilmedikleri konularda halkı yanlış bilgilendirmeleri ve medyada bu yanlış bilgilerin aşırı derecede yer alması sonucunda maalesef tüketicilerimiz çok değerli bir besin kaynağından mahrum bırakılmaktadır. Özellikle bilmenizi isteriz ki bu yanlış bilgileri paylaşan doktorların hiçbir bilimsel dayanağı yoktur. Ambalajlarında satılan markalı piliçler son derece sağlıklıdır ve bu piliçleri güvenle tüketebilirsiniz. Piliçlerdan tümör çıkıyor gibi bir iddia ise tamamen gerçek dışıdır. Bu gerçek dışı iddialar nedeniyle; Piliç eti gibi kaliteli, sağlıklı ve ekonomik bir protein kaynağından mahrum kalmanızı istemeyiz. Bakanlık denetlemeleri ve alanlarında saygın akademisyenlerin de belirttiği gibi Piliç eti tüketmenizde sağlığınız açısından herhangi bir sakınca yoktur.

Tavuğun Sağlık Açısından Denetimi Yapılmakta mıdır?

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından en iyi şekilde denetleme yapılan sektörlerin başında beyaz et sektörü gelmektedir. Üretimin sayılı entegre firma tarafından yapılması da Bakanlığın kontrol işini kolaylaştırmaktadır.

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ne tür denetimler yapar. Özetlersek:

  • Damızlık kümesleri ve kuluçkahaneleri izin aşaması dahil her aşamada denetleyerek üretimde kullanılacak civcivlerin sağlıklı olmasını sağlar.
  • Yetiştirici kümeslerini denetleyerek koşulları uygun olmayan kümeslerde üretim yapılmasını engeller.
  • Sağlıklı olmayan hayvanların kesime gönderilmelerine izin vermez.
  • Üretimde kullanılan yemleri, üretim aşaması dahil denetler, insan sağlığı için risk oluşturmaması konusunda her türlü önlemi alır, denetimini yapar, kullanılması yasak madde kullanımını engeller.
  • Kesimhaneleri 24 saat denetim altında tutar. Kesimhanelerde görevli resmi veteriner hekimlerle kesim işleminin her aşamasını kontrol eder.
  • Yaptığı laboratuvar kontrolleri ile de üretilen ürünlerin Bakanlıkça belirlenen mikrobiyolojik kriterlere uyup uymadığına bakar.
  • Kalıntı izleme programları ile de etlerin herhangi bir ilaç kalıntısı veya ağır metal kalıntısı içerip içermediğini denetler.
  • Tüketiciye sunulma aşamasındaki piliç eti ve ürünlerinden numuneler alarak mikrobiyolojik yönden denetler.

Sektörün oluşturduğu Sağlıklı Piliç Bilgi Platformu da bağımsız kuruluşlara kendi üyelerini denetletmekte ve belirlediği üst seviyedeki standartların daha üzerine çıkılması konusunda çaba göstermektedir.