Türkiye’de GDO’lu tarım alanı yoktur. GDO’lu tohum ekimi ve her türlü ticareti yasaktır. Biyogüvenlik Kanunu buna izin vermemektedir.

Biyogüvenlik Kurulu tarafından bugüne kadar gıda amaçlı hiç bir ürüne izin verilmemiştir.

Hayvan yemlerinde kullanılması amacı ile izin verilen ürünler vardır. Yemlerde kullanmak amacıyla bugüne kadar izin verilen ürünler şunlardır:

26 Ocak 2011 tarih ve 27827 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “Biyogüvenlik Kurulu Kararı” sonucunda 3 adet soya fasulyesi ve ürünleri,

24 Aralık 2011 tarih ve 28152 sayılı Resmi Gazete yayımlanan “Biyogüvenlik Kurulu Kararı” 13 adet mısır çeşidi ve ürünleri,

21 Nisan 2012 tarih ve 28271 sayılı Resmi Gazete yayımlanan “Biyogüvenlik Kurulu Kararı” 3 adet mısır çeşidi ve ürünleri.

Bu kararların geçerlilik süresi, Biyogüvenlik Kanunu’nun 3 üncü maddesinde belirtildiği üzere 10 yıldır. Mısırda 16 çeşide izin verilmesi mısır ithalatının önünü açmamıştır. İzin verilmeyen mısır çeşitleri vardır ve bundan ötürü GDO’lu mısır ithalatı gerçekleştirilememektedir.

GDO’lu Yem Hammaddelerini Kullanmadan Karma Yem Üretmek Mümkün Değil mi?

Karma yemlerin içeriğinde büyük oranda mısır ve soya fasulyesi bulunmaktadır. Bu hammaddeleri kullanmadan karma yem üretmek mümkün değildir, mümkün olsa dahi çok pahalı bir yöntemdir ve sürdürülebilir değildir. Bu ürünlerin dünya ticaretine arz edilenlerinin hemen hemen tamamına yakını ise GDO’ludur.

GDO içermeyen hammaddelerle yem yapabilmenin tek koşulu ise, bu hammaddelerin hayvancılık sektörünün ihtiyacına yetecek kadar, Türkiye’de üretilmesidir. Bu konuda mısır üretiminde büyük oranda başarı sağlanmıştır. Türkiye mısır üretimi, bazı dönemlerde buğdayla da desteklenerek ülke ihtiyacını karşılar konuma gelmiştir. Soya Fasulyesinde ise durum hiç iç açıcı değildir, üretim çok düşük seviyelerdedir.

Soya Fasulyesi üretiminin artırılması konusunda sektör yıllardır çaba harcamakta, ancak başarılı olamamaktadır. Konu ile ilgili herkesin aynı amaçta birleşmesi ve birlikte hareket etmesi önem arz etmektedir. Eleştirmek, karşı çıkmak yerine çözüm arayışları içerisinde olmak zamanıdır. Soya Fasulyesi üretiminin artırılması ve ülke ihtiyacına yeter hale gelebilmesi için dünyada yaşanan son aylardaki fiyat artışları da bir şans olarak değerlendirilebilir. Suya fasulyesi üretiminde sağlanacak artış Türkiye’nin yağ açığını kapatmada da önemli rol oynayacaktır.

GDO’ ya “Evet” mi, “Hayır” mı?

Takım tutar gibi GDO’ya “Evet” veya “Hayır”cı olunmamalı, konuya bilimsel veriler ışığında ve ihtiyatla yaklaşılmalıdır. Konu tek yönlü ele alınmamalı, tüm boyutları ile birlikte irdelenmelidir.

Konu ile ilgili araştırmaların tamamı birlikte değerlendirilmeli, buna göre kanaat oluşturulmalıdır. AB de GDO konusunda yapılmış araştırmalar için önemli bir kaynak “EU-funded A decade of GMO research (2001 – 2010)” dır.

Bu kaynağa ulaşım:

European Commission Directorate-General for Research Communication Unit

B-1049 Brussels

Fax (32-2) 29-58220

E-mail: research-eu@ec.europa.eu

Internet: http://ec.europa.eu/research/research-eu

Piliçlerin Beslenmesinde Kullanılan Yemlerin İçeriğinde Neler Var?

Civciv ve piliçlerin yemleri ağırlıklı olarak mısır, buğday, arpa gibi hububatlar, soya fasulyesi, ayçiçeği tohumu küspesi gibi yağlı tohum küspeleri, vitaminler ve mineraller gibi insan beslenmesinde de kullanılan hammaddelerden hazırlanır.